PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : turk ascinin basina gelenler :)


chef deniz
12-04-2006, 12:26 AM
sevgili arkadaslar,

yemek disinda da bir seylerden bahsetmek istedim. Gectigimiz sene bir turk restoraninda calisiyordum. restoranda yiyen vatandaslarimizin %90 memnun ayriliyorlardi. ama bir %10 luk kitle vardi ki akillara zarar. yurt disinda yasayan bir turk olarak restoanta sahip cikma psikolojisini anliyorum da bazen gercekten sinir bozucu olabiliyorlardi. :) ama her turk kapidan girdigi andan itibaren unlu yemek kritiklerine burunuyordu. keyifli idi cogu. birkac ilginc diyalog

(mutfagin kapisindan hisimla iceri dalar)

-bozuk lan bu taze fasulye!
-(ben); iyi aksamlar beyefendi... (hala olayi anlamaya calisir vaziyette) taze fasulye bugun pisti, oyle bir ihtimal olmasi pek mumkun degil.
-demek biz yemekten anlamiyoruz. barbunya gonder bunun yerine! (tabagi masaya atar ve cikar)
-????

(5 dakka sonra, kapidan hisimla dalar)

-ne lan bu!
-(ben, :shock: barbunya beyefendi
-demek barbunya. niye domatesli? nerde sogani, sumagi!
-piyaz mi istemistiniz?
-olmuyor bu ukala tavirlar! piyaz gonder! patronuna sikayet edicem seni!
- lutfen durmayin...... :roll:


baska bir gun turk bir anne ve kizlari geldi,

-(garson kiz) deniz mezelerin hic birini begenmediler. (hepsi geri gelmis)
-nasil yani? niye?
-turkiyedeki gibi degil?
-arkadaslarin kanada da oldugumuzdan haberi var dimi?
sonra butun ana yemekler geri geldi. ardindan ismarladiklari butun tatlilar aynen geri geldi. (gordugum tek ve en zor musteri masasi idi)
-deniz, butun yemeklerin b.k gibi dediler....
-vatan sagolsun...
gunun geri kalanini, iki mutsuz musterinin yorumu sebebiyle depresif gecirdim.....


baska yogun bir gece, mutfak yogunluktan timarhane gibi. musteri kapidan dalar;

-bana bak kardesim bu yemegin adi hobalak degil. biizm yorede buna kaldirik otu koyup adina posturnak derler. (isimleri uyduruyorum, kaldirik otu haric) ya adam gibi yapin isinizi yada yapmayin. misafirlerimize ayip oluyor! turk lokantasiymis, hah! okuyun biraz okuyun! (ayni hisimla geri cikar.... butun mutfak anlamsiz ifade ile birbirine bakmaktadir...

yogun bir cuma gecesi, (musteri yalpalayarak iceri girer
-vaaayyyyyy, topragim. masaya gel icicez.
- sagolun beyfendi ama su an cok yogunuz.
- demek bizim masamiza gelinmez. ne bicim turksun lan sen!
-beyefendi su anda calisiyorum. olyin sizin masanizla bi alakasi yok...
-hele bi isin bitince bira icmeye gelme bak ne oluyor! (yalpalayarak cikar)
- (ben, etrafa bakinarak); nooldu lan biraz once?!!! (sonra bastik kahkahayi)

dugununu restoranda yapmak isteyen bir vatandasimiz; (esofman, elde cep telefonu, sigara paketi ve araba anahtari uclemesi ile, beni koseye ceker)

-(bagirarak) bana bak usta, fistikli kebabin fistigi bol ve iri olacak, cacik sulu olsun, hiyari da bol, dugun corbasini da adam gibi pisir. ANLADIN MI dediklerimi?
- (la havle) saniyorum anladim. (allam neden ben?)
-aferim, hadi bakalim ona gore.... (bu arada arkadas 20-23 arasi ve dayi tavirlarinda)


aklima geldikce eklerim. tabii bunlar komik olanlar, gelen cogu turk cok memnun ve guleryuzlu ayrildi. basimiza gelenler ise arada bir renk....

sevgiler

deniz

marfan
12-04-2006, 01:03 AM
sevgili deniz gülerek okudum.bende yurtdışında oturan oğluma gittiğimde oğlumun arkadaşlarını eve yemeğe aldım bir gece de toplanıp onlar beni özlemişsindir vede onların lokantalarında yemek yemediğimden (et nedeniyle)oradaki tek türk lokantası olan kebapçıya götürdüler.yediklerimin hiç tadını alamadım oğluma yavaşça bunu söylediğimde oğlumda anne bunlar ......... hayvanı tabi aynı tadı bulamazsın deyince o gecenin şakası olmuştu.
ama bir gerçek kızımda turizm sektöründe çalışıyor ve bazı insanlarla uğraşmak gerçekten zor.birde müşteri herzaman haklıdır kuralı oluca işler zorlaşıyor.
sevgiler

sukran.unal
12-04-2006, 09:12 AM
sevgili deniz, çok güzel bir mesleğin var tabiki bir çok meslekte olduğu gibi hele hele lezzet konusunda görgü görenek damak tadı ve elinde olmayıp dilinde olanları da katarsak vallahi işin zor. eminimki bu yazdığın örnekler de bizim türkler ön sırada geliyordur. çünkü hala bulunduğu ülkenin lezet farkına kültürüne yada oradaki değişikliklere uyum sağlayamamış oluyorlar.bunu çok arkadaştan, eş dosttan ve eşimin tecrübelerinden biliyorum . gerçekten bulunduğunuz ülke apayrı özelliklere sahip.siz orada böyle bir hizmeti veriyor olmanız bile oradaki vatandaşlarımız için bir ayrıcalıktır bir gururdur. eminim kaliteyi ön planda tutuyorsundur .zaten öyle olmasa orada tutunamazdınız .ben gelmiş olsaydım haşlanan kuru fasulyeyi bile siz varsınız diye severek yerdim.ne yaparsanız yapın yinede her yerde herşeyde illaki muhalifler çıkacaktır. kendine iyi bak .bu konuda da politikacı olmak zorundasın .sevgilerimi yolluyorum ha birde üniversite okuyan kızım kanada ülkesine gitme hayaliyle yanıp tutuşuyor.senden bahsetmiştim çok selamı var.

azeri kizi
12-10-2006, 11:25 PM
SELAM Deniz.Seni iyi anliyoruz.Benim esim de bir türk restoraninda calisiyor.Oda bazen böyle babalanan,sürekli herseye mizmizlik eden,fiyatlari begenmeyen,dönerin etini az bulan,kabadayi rolleri takinan ya da civik civik sulu sakalar yapan (maalaesef Türk müsteriler)müsterilerle ugrasiyor.Alman müsterilerin cok kibar olduklarini,hicbirseye itiraz etmediklerini,yapilan yemeklerin hepsini begendiklerini de anlatiyor.Bide almanlar bahsisi de daha bol veriyormus.Ne diyim :roll: Biliyorsun biz Türk'lerin ünü heryere yayilmis.Biz degismeyiz.Her yerde ,Avrupa'da yasayanimiz bile ayni.Allah sonumuzu hayir etsin.
Senin yazinida cok gülerek okudum.Lütfen devamini getir.
Saglicakla...

chef deniz
12-11-2006, 04:28 AM
sevgili azeri kizi,

vancouverda turk nufusu az. bundan dolayi cok karsilasmiyorum. benim yazdigim olaylar vatandaslarimiz tarafindan gerceklestirildi. :) ama anlattiklarim absurd ornekler. cogu nazik ve yapici onerilerle yaklasti. (ama her zaman oneri vardi :shock: )

yabacilar ise pisirdigimiz turk mutfagini cok begeniyor. bir keresinde yasli bir teyze gelip mutfakta yemeklerden dolayi beni kucakladi. mutfagimizin gruplar tarafindan (kanadalilar) alkislandigi cok oldu. bir suru guzel notun yazilipta mutfaga iletildigi cok oldu. ama saniyorum bunlarin hic biri bizim vatandaslarimizdan gelmedi, hafizam beni yaniltmiyorsa tabii...

burda kendi mutfaginizi pisirdiginiz zaman elinizdeki olanaklardan yararlanmak istiyorsunuz. en yaygin problemi iskender ile yasadim. doner yapma olaganimiz yoktu. (cesitli sebeplerden, hic sormayin) bundan doner makinesi yoksa izgara bonfile kullanalim dedik. domates sosu; bizde genelede sulandirilmis salca ve tuz ile yapiliyor. biz tereyagi sarimsak ile basladik, ardindan balzamik sirke, domates suyu ve tarhun ile inanilmaz guzel bir sos yarattik. her yiyen yabanci zevkten 4 kose oldu. yanlis hatirlamiyorsam gazetede bile iyi elestiriler aldik restoran olarak. hatta yazarin esi yerken sosu uzerine dokmus, elbisesi rezil olmasina ragmen, sosun lezzetinden eve goturdugu lekeyi bile sevdiginden bahsetmis. sos konusunda tek tatmin olmayan bizimkiler idi :D yenilenin tadindan ziyade neden turkiyedeki gibi omadigindan sikayetciler idi. vatan hasretini anliyorum, ama bir yerden sonra bayilacak gibi oluyorsunuz...

ELMA ŞEKERİ
01-26-2008, 12:12 PM
sevgili azeri kizi,

vancouverda turk nufusu az. bundan dolayi cok karsilasmiyorum. benim yazdigim olaylar vatandaslarimiz tarafindan gerceklestirildi. :) ama anlattiklarim absurd ornekler. cogu nazik ve yapici onerilerle yaklasti. (ama her zaman oneri vardi :shock: )

yabacilar ise pisirdigimiz turk mutfagini cok begeniyor. bir keresinde yasli bir teyze gelip mutfakta yemeklerden dolayi beni kucakladi. mutfagimizin gruplar tarafindan (kanadalilar) alkislandigi cok oldu. bir suru guzel notun yazilipta mutfaga iletildigi cok oldu. ama saniyorum bunlarin hic biri bizim vatandaslarimizdan gelmedi, hafizam beni yaniltmiyorsa tabii...

burda kendi mutfaginizi pisirdiginiz zaman elinizdeki olanaklardan yararlanmak istiyorsunuz. en yaygin problemi iskender ile yasadim. doner yapma olaganimiz yoktu. (cesitli sebeplerden, hic sormayin) bundan doner makinesi yoksa izgara bonfile kullanalim dedik. domates sosu; bizde genelede sulandirilmis salca ve tuz ile yapiliyor. biz tereyagi sarimsak ile basladik, ardindan balzamik sirke, domates suyu ve tarhun ile inanilmaz guzel bir sos yarattik. her yiyen yabanci zevkten 4 kose oldu. yanlis hatirlamiyorsam gazetede bile iyi elestiriler aldik restoran olarak. hatta yazarin esi yerken sosu uzerine dokmus, elbisesi rezil olmasina ragmen, sosun lezzetinden eve goturdugu lekeyi bile sevdiginden bahsetmis. sos konusunda tek tatmin olmayan bizimkiler idi :D yenilenin tadindan ziyade neden turkiyedeki gibi omadigindan sikayetciler idi. vatan hasretini anliyorum, ama bir yerden sonra bayilacak gibi oluyorsunuz...

Canım bizimkiler onun gerçek tadını bıldıgı ıcın yapmıstır belkı